Showing posts with label garaibülmevcudat. Show all posts
Showing posts with label garaibülmevcudat. Show all posts

hay bin yosun

Eskiden yosundan çok tiskinirdim. Ama eskiden yosunlar bir başkaydı. Böyle marul gibi yaprakları yıvışık sıvışık, sümüksü bir maddeyle kaplı kaygan maygan, tükürklü sebze gibi bişeylerdi. Artık onların soyu tükendi de bunlar mı türedi; yoksa o yosunlar ben küçükken gittiğimiz Kartal'daki Nizam Plaj'ın yerel bitkisiydi de bunlar Bodrum Yalıkavak'ın yerel bitkisi midir bilmiyorum, bu yosunlar sümüklü marul gibi değil. Bildiğin boy atmış çimen gibi. Ot gibi. Dolayısıyla dokanması beni fazla huylandırmıyor. Tabi içinde kim bilir ne korkunç yaratıklar gizleniyodur, kim bilir ne mahluklar o otların arasında kımıl kımıl kımıldanıyodur. Biraz huylandım sanki.



Farkettiyseniz yine su altı fotoğrafı vakti geldi, çünkü yine tatildeyim. Su altı derken, bu sene suyun yarım ila bir metre altından daha derine dalmadım, zira geçen sene benden kaçan balıkların fotoğrafından öte fazla bir şey çekebilmiş değildim. Ve başardım! Aha işte iki adet duran balık! Ve hediyesi enfes bir su altı kayalığı manzarası! Üstelik yosunsuz, sümüksüz, kımıldanan yaratıksız, yivrentisiz, huylantısız, cillop gibi bir su altı manzarası...

arabalı vapurda martı ve manzara

Eskihisar'dan Yalova'ya arabali vapurla geçerken vapurun peşine takılan martıları seyretmek çok güzel oluyor. Vapurun rüzgarıyla hareket eden martılar vapurla aynı hızda gittikleri için seyreden kişiye göre havada sabit duruyor hissi oluşuyor.

















Efenim, bu yukarıdakiler küçük cins martılar. Tavuktan daha küçük, daha saftorik, yırtıcıdan çok balıkçıl gibi bakan cins. Bi de aşağıdaki fotoğraflardaki büyük cins martılar var; tavuktan ördekten irice, kartal gibi bakan martı cinsi. Bu iriler daha vahşi ve kavgacı. Netekim hemen alttaki fotoğrafta, simiti kapan martı ile onu kovalayan diğer martı görülüyor. Yutuverse simiti kurtulacak gibi sanki, ha?.. Hayır dostlarım, o kadar kolay değil. Eski teraslı evimde otururken bunlardan birinin terasa düştüğünü, bir diğerinin onu kuyruğundan yakaladığını, düşenin biraz çırpınıp sonra bir bütün balık kustuğunu, arkadakinin o kusulan balığı yutuverip havalandığını ve yukarda bekleşen sekiz on tane başka martının balığı yutan martıyı kovalamaya başladıklarını bizzat kendi gözlerimle görmüşlüğüm var...









Vapurda manzara da süpersonik olubiliyor tabi ki. Fotoşop da ayrı bi süpersonik, hakkını yememek lazım.





fırtına





Sanırsam geçtiğimiz sonbahardaydı, süpersonik bir fırtına çevredeki pek çok çatıyı uçurmuştu. İşte bizim evin karşısındaki çatının kiremitlerinin uçma anı; ve onun altında bir evin gökte süzülen yan cephe kaplaması.