Showing posts with label salyangoz. Show all posts
Showing posts with label salyangoz. Show all posts

saylanmaz



Salyangoz dediğimiz hayvan sümüklüböceğin kabuklusu. Fakat sümüklüböceğin tıpatıp aynısının kabuklusu. Hayır biraz denişik olsa, nebileyim iki anteni diyil de beş anteni olsa, boynuzlu gibi diyil de saçaklı gibi olsa, sümüklü değil de salyalı olsa, o vakit kabuksuz değil de kabuklu olmasını anlıycam. Ama sümüğünden boynuzuna her şeyi aynı olsun, bi tek kabuğu farklı olsun, bana bu işte bir gariplik var gibi geliyor. Nebleyim misal maymun da insanın aynısı diyebiliriz; iki kolu iki bacağı var, iki gözü bi kafası var, filan. Fekat bir maymun düşünülebilir mi ki kafatası olmasın?.. Diğer primatlarla aynı familyadan olsun, kaşı gözü her şeyi diğerlerine benzesin, fakat en mühim organsal varlıklarını korumakla mükellef kafatası adındaki kafa kabuğu mevcut bulunmasın?.. Kafası bööyle ahtapot gibi yumuşak yumuşak, beyni her nevi darbeye, dürtmeye ve pandiğe açık olsun?.. Böyle şey olmaz... Olmamalı... Mantıksızın ötesinde iğrenç bi şey çünkü...

salyangoz

Bir kabuk nelere kadir... Sümüklü böcek şu hayatta en tiskindiğim hayvan iken, onun tıpkısının kabuklusu Salyangoz en sevdiğim heyvanlardan biri. Kimbilir belki zemanında evimi Sümüklüböcek değil Salyangoz basmış olsaydı, mutfakta her sabah ekmeğin üzerinde gezinin Sümüklüböcekler değil de Salyangozlar bulmuş olsaydım, belki de Sümüklüböceği sevicektim Salyangozdan tiskinicektim... Bu arada, böcek değil kardeşim o, yumuşakça! Sümüklüböcek değil Sümüklüyumuşakça!..


Bu salyangoz, karadenizde unuttuğum biyerlerde, bir çeşme başına yapışmış bir salyangoz...